BASIN DUYURULARI
Aşırı değerli YTL ve sıcakların vurduğu dericiler umutlarını uzak pazarlara bağladı
Tarih : 21.11.2007

İlk kez Türkiye Deri Vakfı çatısı altında bir araya gelen en büyük 6 deri örgütünün başkanları, rekabetçi bir üretim için 16 temel sorunu ortaya koyarak taleplerini dile getirdiler

 

Aşırı değerli YTL ve sıcakların vurduğu dericiler umutlarını uzak pazarlara bağladı

 

Kapasite bakımından Avrupa'da ikinci, dünya sıralamasında ise10’uncu olan Türk deri sektörü, yerel ve global sorunların yol açtığı kriz ortamından kurtulmak için Türkiye Deri Vakfı (TÜRDEV) önderliğinde çıkış yolu arıyor.

 

Deri sektörü, küresel ısınmadan, aşırı değerli YTL’ye; dünya ortalamalarının üzerindeki yüksek üretim maliyetlerinden, adil rekabeti ortadan kaldıran haksız ithalata kadar pek çok sorunla mücadele etmeye çalışıyor. Sektörde, birbiri ardına kapanan fabrikalardaki binlerce çalışan işsizler kervanına katılıyor.

Türkiye Deri Vakfı Başkanı Mahmut Yeşil, İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı Lemi Tolunay, Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Osman Güneş, Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Ramazan Hazar, Çorlu Deri OSB Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Eroğlu ve Ege Bölgesi Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Şener Altıncezve düzenledikleri ortak basın toplantısında sektörü krize sürükleyen sorunlar ve çözüm yollarını paylaştılar.

 

TÜRDEV BAŞKANI YEŞİL: MASADAKİ 16 SORUN ÇÖZÜM BEKLİYOR

Basın toplantısının açılışında bir sunum ile sorunları masaya yatırarak çözüm yollarını dile getiren TÜRDEV Başkanı Mahmut Yeşil, sektörün 16 ciddi sorunla karşı kaşıya bulunduğunu vurguladı.

Dericilerin, küresel ısınmadan en çok etkilenen sektörlerin başında geldiğini anlatan Mahmut Yeşil, aşırı değerli YTL’den kaynaklanan maliyet artışları ve havaların sıcak gitmesi yüzünden siparişlerin yüzde 40 azaldığını kaydetti. Deri piyasasının yüzde 70’inin Rusya ile çalıştığını vurgulayan Yeşil şöyle konuştu:

“Bizim deri satışları modayla olduğu kadar iklimle de yakından ilgili. Rusya’da eylül, ekim dönemi genellikle insanların deri satın aldığı aylardır. Ama bu sene son 20-30 yılın en yüksek sıcaklıkları yaşandı. İnsanlar deri satın almaya ihtiyaç duymadılar. Ellerindekilerle idare ettiler. Dericilerin elindeki mallar da stoklarda kaldı. Dua ediyoruz bu sene iklim normale döner, sektörümüz nefes alır.”
Deri sektörünün acil çözüm beklediği sorunları satır başları ile dile getiren Mahmut Yeşil, yüksek faiz politikasının finansman maliyetini artırdığını, üreticilerin işletme sermayesini dahi temin etmekte sorun yaşadığını bildirdi. Küresel iklim değişimlerinin de etkisiyle kapanan fabrikalara yenilerinin eklenmemesi için öncelikle kredi faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğini anlatan Yeşil şöyle devam etti:

 

 

“Aşırı değerli YTL ihracatçıyı bitme noktasına getirdi. Enflasyonun minimum yüzde 10 olduğu bir ülkede, YTL’nin yüzde 20 değer kazanmasını izahta güçlük çekiyoruz. Kurun yükseltilmesi ihracat için üretim yapan firmaların nefes almasını sağlayacak artan ithalattan doğan haksız rekabetin önüne geçilebilecektir.

Türkiye’de çalışanın işverene maliyeti içinde SSK primi, gelir vergisi stopajı, işsizlik sigortası vb. payı yüzde 41’dir. Bu oran OECD ülkeleri ortalaması olan yüzde 18’e çekilmelidir.

Deri sektörü elektrik enerjisini rakip ülkelere kıyasla çok daha pahalıya almaktadır. Enerji maliyetinin düşürülmesi rekabet avantajı sağlayacaktır. Standart ham deri üretiminin yapılmasıyla mamul deriyi dış pazarlardan temindeki artış ortadan kalkacak ve mamul deriler yerli kaynaklardan sağlanacaktır. Bu durum sadece ithalatın beraberinde doğan yüksek vergiye dayalı maliyeti değil, aynı zamanda nakliye giderlerini de düşürecektir. Bu nedenle hayvancılık sektörü de desteklenmelidir.

Türkiye deri ihracat sektörü pazar çeşitlemesine gitmede geç kalmıştır. Sektör, Rusya Federasyonu ve bölge ülkelerinin dışında ABD ve Japonya gibi yeni pazarlara yönelmelidir.

Ortalama yıllık 3 milyar dolar olan deri ihracatımız bu pazarların da eklenmesiyle birlikte 5 milyar dolarları yakalayacaktır. Bununla birlikte Çin, Hindistan, Pakistan ve Güney Kore gibi ülkelere karşı fantezi kürkdeki yüzde 20’lik ÖTV rekabet gücümüzü olumsuz yönde etkilemektedir.”

 

Mahmut Yeşil konuşmasında AB ve Rusya gibi geleneksel pazarlar dışında uzak pazarlara (ABD/Kanada, Uzakdoğu-Asya/Pasifik) ihracatın teşvik edilmesi amacıyla havayolu kargo taşımacılığının desteklenmesini istedi.

 

İDMİB BAŞKANI TOLUNAY: YOK PAHASINA İHRACAT YAPIYORUZ

İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Lemi Tolunay ise konuşmasında bir yandan mutlu ve sevinçli, diğer yandan yorucu ve sıkıntılı günler geçirdiklerini söyledi.

Ülke tarihinde ihracatın ilk defa 100 milyar doları aşmasıyla yaşanan sevincin deri sektörü özelinde hüzne dönüştüğüne dikkat çeken Tolunay şöyle devam etti:

“Sektörümüz, küreselleşme ve globalleşme sürecinde, dünyanın tüm ülkelerine ulaşıp fuar, tanıtım, pazarlama faaliyetlerini başarıyla uyguluyor. Yoğun pazar ve  müşteri ilişkileri sonrası aldığı siparişleri yerine getirmeye çalışan bizler, Hükümet ve Merkez Bankası’nın ekonomi politikaları neticesinde ciddi olarak zorlanıyor ve kan kaybediyoruz. Sektör olarak yaptığımız özveri ve fedakarlıklar artık dış piyasa rekabetimiz için yetersiz olmaya başladı.

İhracat stratejimizde ucuz, standart, miktara dayalı üretim ve ihracat yerine, katma değeri yüksek, kaliteli ve özgün miktarlarda üretim ve ihracatı tercih etmek zorundayız. 

Türk ekonomi politikasının bu modeli benimsemesini ve Deri ve Deri Ürünlerinde olduğu gibi diğer tüm sektörlerde de “İhracata Dayalı Büyüme” modeline acilen geçilmesini beklemekteyiz.”

 

TDSD BAŞKANI GÜNEŞ: SUNİ DERİ İLE TÜKETİCİ ALDATILIYOR

Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Osman Güneş, Uzakdoğu'dan ithal edilen ve suni deriden mamul deri ürünlerin ülke içinde doğal deri gibi lanse edilerek satıldığını vurgulayarak, acil önlem alınmasını istedi.

 

 

 

 

Osman Güneş,  “Bu durum hem tüketiciyi yanıltmakta hem de haksız rekabete neden olmaktadır. Nihai deri ürünleri ithalatında azo boyar maddelerin ve diğer zararlı kimyasalların kullanılmadığına dair kontrol sistemi oluşturulmalı; zorunlu menşe etiketi uygulanması sağlanmalıdır” dedi.  

 

TDKD BAŞKANI HAZAR: KUR DÜŞTÜ, MALİYET ARTTI

Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Başkanı Ramazan Hazar da konuşmasında artan maliyetlere dikkat çekerek,  “Dolar kuru 1.7 YTL olduğu zaman bir ceketin üretici firmaya işçilik maliyeti 25-30 dolar civarındaydı. Bu rakam bugün 90-110 dolar seviyesine çıkmıştır.

Oysa günümüzde bazı Uzakdoğu ülkeleri, ürünü müşteriye satış karıyla beraber 50-60 dolara sunuyorlar. Bu ülkeler haksız rekabet ile bize rakip çıkıyor ve sektör için tehdit oluşturuyorlar.

Diğer taraftan bizimle aynı kalitede mal üreten bir Avrupa ülkesinin ülke yönetimi maliyetleri düşürmek amacıyla kaçak işçilere göz yummayı bir devlet politikası haline getirmiştir. Marka olma avantajını da kullanarak üreticimizi ve sektörümüzü zorlamaktadır” dedi.

 

Ramazan Hazar, yurt içinde gerçekleşen ancak  tamamen yurt dışına, ihracata yönelik yapılan fuarların teşvik kapsamı içine alınmasını ve güçlü bir şekilde desteklenmesini istedi.

 

ÇORLU DERİ OSB YÖNETİM KURULU ÜYESİ EROĞLU: YATIRIMCI BEKLİYORUZ

Çorlu Deri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Eroğlu, 118 fabrika bulanan OSB’de faal fabrika sayısının 100’ün altına indiğini söyledi. Yıllık 25 milyon küçükbaş, 50 bin ton büyükbaş hayvan derisi işleme kapasitesine sahip olduklarını ifade eden Eroğlu, yaşanan tüm sıkıntılara rağmen ihracat yapmaya ve ayakta kalmaya çalıştıklarını belirtti. Şahin Eroğlu, “Bölgemiz fabrikalarında işlenerek hazır konfeksiyon ürünü haline getirilen deriler başta Rusya, ABD, Kanada, Japonya, Orta Avrupa İskandinav ülkeleri ve Çin olmak üzere dünyanın dört bir köşesine ihraç ediliyor. Derilerimizi Prada, Pierre Cardin, Versace, Marks and Spencer gibi dünya markaları kullanıyor. Ülkemiz ihracatına direkt ve dolaylı olarak yıllık 1 milyar dolar katkı sağlıyoruz. Bu rakamı daha da yukarılara taşımak için ülkemiz sanayicilerini ve yabancı yatırımcıları bölgemize bekliyoruz” dedi.

 

EBDSD BAŞKANI ALTINCEZVE: EN BÜYÜK ENGEL HAKSIZ REKABET

Ege Bölgesi Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Şener Altıncezve ise konuşmasında Türk deri sektörünün zaman zaman dünya ve ülke konjonktürüne göre inişler ve çıkışlar göstermesine rağmen lokomotif sektörlerden biri olduğuna dikkat çekti. Deri sektörünün ekonomiye katkısının önemli bir miktarının  Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildiğini vurgulayan Altıncezve şöyle devam etti:

“ Ege Bölgesı ve özellikle İzmir olarak küçükbaş hayvan derilerinden ürettiğimiz giysilik ve ayakkabılık derileri ihraç ediyoruz. Bölgemizde ve İzmir’de oluşturulan yüksek deri işleme teknoloji ve kapasitesi pazarda yaşanılan haksız rekabet yüzünden tam olarak kullanılamamakta. Bu durumdan hem sektör hem de ülkemiz büyük zarar görmektedir”.

 

 

  

 

TÜRK DERİ SEKTÖRÜ 16 TEMEL SORUNA ÇÖZÜM ARIYOR  

 

  1. Yüksek faiz politikası finansman maliyetini artırırken üretici işletme sermayesini dahi temin etmekte sorun yaşamaktadır. Faizler düşürülmelidir.
  2. Aşırı değerli YTL ihracatçıyı bitme noktasına getirmiştir. Kurun yükseltilmesi ihracat için üretim yapan firmaların nefes almasını sağlayacak artan ithalattan doğan haksız rekabetin önüne geçilebilecektir.
  3. Türkiye’de çalışanın işverene maliyeti içinde SSK primi, gelir vergisi stopajı, işsizlik sigortası vb. payı yüzde 41’dir. Bu oran OECD ülkeleri ortalaması olan yüzde 18’e çekilmelidir.
  4. Deri sektörü elektrik enerjisini rakip ülkelere kıyasla çok daha pahalıya almaktadır. Enerji maliyetinin düşürülmesi rekabet avantajı sağlayacaktır.
  5. Standart ham deri üretiminin yapılmasıyla mamul deriyi dış pazarlardan temindeki artış ortadan kalkacak ve mamul deriler yerli kaynaklardan sağlanacaktır.
  6. Bu durum sadece ithalatın beraberinde doğan yüksek vergiye dayalı maliyeti değil, aynı zamanda nakliye giderlerini de düşürecektir. Bu nedenle hayvancılık sektörü desteklenmelidir.
  7. Türkiye deri ihracat sektörü pazar çeşitlemesine gitmede geç kalmıştır. Sektörün odaklandığı başta Rusya Federasyonu ve bölge ülkelerinin dışında ABD gibi yeni pazarlara yönelmeli.
  8. Söz konusu sorunları aşmak için, Sektörel Dış Ticaret Şirketleri veya benzeri ortak oluşumlara gidilmeli ve hedef pazarlarda ortak hareket edilmelidir.
  9. SDTŞ oluşumları ve DTG faaliyetlerinin yanı sıra uluslararası pazarlarda ülke imajını pekiştirecek top yekün tanıtım projeleri hayata geçirilmelidir.
  10. Türkiye’de düzenlenen uluslararası fuarlar da yurtdışında düzenlenen fuarlara verilen teşvikler kapsamına alınmalıdır.
  11. AB ve Rusya gibi geleneksel pazarlar dışında uzak pazarlara (ABD/Kanada,Uzakdoğu-Asya/Pasifik) ihracatın teşvik edilmesi amacıyla havayolu kargo taşımacılığı desteklenmelidir.
  12. Nihai deri ürünleri ithalatında azo boyar maddelerin ve diğer zararlı kimyasalların kullanılmadığına dair kontrol sistemi oluşturulmalı; zorunlu menşe etiketi uygulanması sağlanmalıdır. 
  13. Ticaret Borsasında ham deri girişinde ve işlem görmeden yapılan satışta alınan tescil ücreti kaldırılmalıdır.
  14. Çin, Hindistan, Pakistan, G. Kore gibi ülkelere karşı fantezi kürkte rekabet gücümüzü olumsuz yönde etkileyen yüzde 20’lik ÖTV oranı düşürülmelidir.
  15. Haksız rekabetin giderilmesini için organize sanayi bölgelerindeki  firmaların karşılaştıkları ilave maliyetler (enerji, su v.b.) yapılacak indirimlerle teşvik edilmelidir.
  16. AB’ye uyum çalışmalarında sektörle koordineli bir şekilde düzenlemeler gerçekleştirilmeli ve pahalı olan çevre yatırımlarında sektöre maksimum destek sunulmalıdır.

 


İletişim     Dilek ve Şikayet Formu
 
Her hakkı saklıdır © 2007 Tasarım ve Programlama