2. İstanbul Deri Moda Fuarı kapılarını “Le Moda Deri Tasarım Yarışması”nın muhteşem finali ile açtı…
Dünya deri modasında rüzgar Türkiye’den esiyor..
Fuar süresince Çağla Şikel, Şenay Akay, Şebnem Schaefer, Tülin Şahin, Ahu Yağtu gibi ünlü mankenlerin katılımıyla düzenlenen defileler, Türk deri sektörünün geldiği noktayı gözler önüne seriyor
Dünyanın en önemli deri moda fuarlarından biri olan ve deri-kürk konfeksiyon ürünlerinin sergilendiği 2. İstanbul Deri Moda Fuarı, kapılarını açtı.
Alıcı ve satıcıların yanı sıra, tasarımcı ve üreticileri de bir araya getiren fuar kapsamında gerçekleştirilen “Le Moda Deri Tasarım Yarışması”nın final gecesi büyük ilgi topladı.
Türkiye Deri Vakfı (TÜRDEV) ve Türkiye Deri Konfeksiyoncular Derneği’nin (TDKD) desteği ile Artı-F Organizasyon tarafından TÜYAP’ta gerçekleştirilen fuar, sektör için büyük önem taşıyan “Le Moda” Deri Tasarım Yarışması’nın finaline de ev sahipliği yaptı.
Dünyanın önemli alıcılarının da izlediği defile öncesi bir konuşma yapan TÜRDEV Başkanı Mahmut Yeşil, Türkiye’nin üretimle birlikte moda ve tasarım ayağında da büyük bir atılım gösterdiğini söyledi.
Türkiye’nin kapasite bakımından Avrupa’da İtalya’dan sonra ikinci, dünyada ise İtalya, Çin ve Hindistan’ın ardından 4. büyük ülke konumunda olduğunu vurgulayan Yeşil, Türk deri sanayinin küresel ısınmadan en çok etkilenen sektörlerin başında geldiğini kaydetti.
Mahmut Yeşil sözlerini şöyle sürdürdü:
YEŞİL: YENİ BİR SÜRECE GİRDİK
“Havaların sıcak gitmesi özellikle 80 milyon adetlik işleme kapasitesiyle dünya lideri durumunda olduğumuz kürk üretiminde ciddi düşüşlere neden oldu. Siparişler yüzde 40 oranında azaldı. Küresel ısınma nedeniyle insanlar daha az deri ürün satın alma ihtiyacı duyuyorlar. Keza yine iklim değişimine paralel olarak talep edilen ürünlerin türü de değişim gösterdi. Eskiden daha kürklü ve soğuktan koruyan ağır ürünler tercih edilirken, şimdi daha hafif tasarımlar talep ediliyor. Sektör olarak gerek yeni ürün ve tasarımlar gerekse yeni pazar arayışları ile bu zorlu süreci yönetmeye çalışıyoruz. Ancak bugün dünya deri modasında rüzgar Türkiye’den esiyor.”
HAZAR: TÜRKİYE’NİN MARKA OLMA SERÜVENİNE KATKI SAĞLIYORUZ
Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Hazar ise konuşmasında deri sektörünün Türkiye’nin en büyük 10 sektörü içinde yer aldığını söyledi.
Ramazan Hazar, kullanılan deri konfeksiyon üretim teknolojisinin dünya paralelinde bir seyir izlediğini ifade ederek, “ Dünyanın en kaliteli deri konfeksiyon ürünlerini üretiyoruz. Türkiye’de deri sektörü önemli bilgi birikimine ve teknolojik üstünlüklere sahip. Bu üstünlüklerimizi kullanarak üretimde, ihracatta, moda ve tasarımda önemli gelişmeler sağladık. Sektörümüz İtalya’nın ardından önemli ve haklı bir yer edinmiştir. Bu süreçte moda-tasarım ayağına verdiğimiz önemin bir sonucu olarak düzenlediğimiz Le Moda Deri Tasarım Yarışması Türkiye’nin marka olma çabalarına önemli katkı sağlayacaktır” dedi.
TBMM Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Öz de Türkiye’nin önünü açan sektörlerin dünya ölçeğinde başarılara imza atabilmeleri için üretim ve yatırım iklimine sahip olmaları gerektiğini gerektiğini söyledi. Öz, iş dünyasının sorunlarının çözümüne katkı sunmak için çalıştıklarını ifade ederek, sanayinin ar-ge ve tasarıma daha fazla önem vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından, 8 finalistin hazırladığı tasarımlar aralarından, Çağla Şıkel, Tülin Şahin, Ahu Yağtu gibi ünlü mankenlerin katılımıyla gala defilesinde podyuma çıktı. Akademisyen, moda tasarımcıları, medya ve sektör temsilcilerinden oluşan jüri yaptığı değerlendirmede finalistlerden Nihal Yılmaz’ın tasarımlarını birinci, Benan Bal’ı ikinci, Gülcan Ardıç’ı da üçüncü olarak belirledi.
|